Türkiye'nin En Güncel Sosyal Platformu

Web sitemize hoşgeldiniz, 20 Ağustos 2017

35 Yaş Sonrası Kemik Erimesine Dikkat

35 Yaş Sonrası Kemik Erimesine Dikkat

İnsan vücudundaki kemiklerin en güçlü olduğu yaş 17 ile 35 arasıdır. Kemik erimesinden korunmak ve yaşlılık döneminde esnek hareket edebilmek için 35 yaş sonrasına çok daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Peki, kemik erimesinden korunmak için nelere dikkat etmeliyiz?

İskelet sistemi kemik, kas, kıkırdak ve bağ dokularının karmaşık ilişkileriyle oluşmaktadır. Uzmanlar, kemik yoğunluğu ve kalitesinde zirve değerlerin 17 ile 35 yaş arasında kazanıldığını belirtmektedir. Kemik kitlesi 35 yaşından sonra her zaman kayıp yönde ilerlemektedir. Bu yüzden genç erişkinlik dönemindeki beslenme alışkanlıkları insanın tüm hayatı boyunca kemik sağlığını etkileyecek sonuçlar doğurmaktadır. Kemik erimesi hastalığından korunabilmek için bir tek yaşlılık döneminizde değil, hayatınızın tüm döneminde beslenmenize dikkat etmeniz gerekmektedir.

Kuruyemiş ve Baklagil Kemikler İçin Çok Faydalı

Kemiklerin asıl yapıtaşını kalsiyum ve protein oluşturmaktadır. Kalsiyum ihtiyacı, süt ve süt ürünlerinden alınabildiği gibi aynı zamanda koyu yeşil yapraklı sebzelerden, kuruyemişlerden ve baklagillerden de sağlanabilmektedir. Kemik yapısında proteinler de çok önemlidir. Proteinler hayvansal gıdalar, yumurta, balık ve baklagillerden doğal olarak elde edilebilmektedir. Kemiklere kalsiyumun yerleşmesinde D vitamininin olması şart. Kalsiyum vitamininin kemiklere yerleşmesinde spor aktiviteleri ve hareketli yaşamın rolü çok büyüktür. D vitamininin en önemli kaynağı ise güneş ışığıdır. Güneş ışığı sayesinde ciltte D vitamini oluşturulmaktadır. Diğer D vitamini kaynakları ise balık, balık yağı ve yumurta gibi besinlerdir. Yani kemik sağlığımızı koruyabilmek ve kemik erimesini engellemek için hem doğru ve yeterli beslenmeye dikkat etmeli hem de güneş ışığına maruz kalmalı ve sportif aktivitelere yoğunlaşmalıyız. Tüm bunlar ilaçlardan ve tedavilerden çok daha etkilidir.

Eklem Kireçlenince Hareket Kısıtlanıyor

Kemiklerin eklem yüzlerinde kıkırdaklar yer almaktadır. Kıkırdak parlak, pürüzsüz, kaygan ve 3-4 mm kalınlığında sert bir tabakadır. Kıkırdak, eklemin hem ağrısız hem de rahat bir şekilde hareket etmesini sağlamaktadır. Kıkırdağın doğal yapısı romatizmal hastalıklar, eklem iltihabı, kırık ve yaşlanmaya bağlı olarak aşınma gibi sebeplerden dolayı bozulabilmektedir. Sonuçta kıkırdak yüzeyi aşınır, gitgide parlaklığını kaybeder ve girintili çıkıntılı bir hal alır. Bu yüzden eklem kireçlenmesi denen eklemin ağrılı ve hareketlerini kısıtlayan hastalık ortaya çıkar. Zaman geçtikçe ortaya çıkan bu sorunlar kişinin hareketlerini günlük işlerini yapamayacak kadar kısıtlamaktadır. Hastanın hareket özgürlüğü bu nedenle ortadan kalkar.

Kaslar Spor Yaptıkça Güçlenmektedir

Kaslar vücudun hareket gücünü sağlayan kısımları oluşturmaktadır. Sağlıklı kaslar için iyi bir kan dolaşımı, beynin emirlerini hatasız bir şekilde iletecek bir sinir sistem gerekmektedir. Gerisi çalışmaya Yani kasları ne kadar çok çalıştırırsanız, o kadar güçlü ve işe yarar olurlar. Çalışmayı kestiğiniz anda ise hızla körelmektedir. Bu sebeple sağlıklı bir iskelet sistemi sürekli işleyen bir iskelet sistemi demektir. Sağlıklı ve güçlü kaslar için düzenli olarak spor yapılması gerekiyor. Düzenli olarak yürüyüş yapmak hem kasları zinde tutar hem de kemiklerin tekrarlayan yük alması sayesinde mineral içeriğinin güçlenmesini sağlar. Eklem bağlarına zarar vermemek için bağları zorlayacak hareketlerden mutlaka kaçınmak ve spora başlamadan önce ilk olarak eklemin ısınmasını sağlayarak bağlara esneklik kazandırmak olacaktır.

Bir önceki yazımız olan Ağız Kokusu Problemini Çözen 6 Pratik Yol başlıklı makalemizde ağız kokusunu engellemek için ne yapmalı, ağız kokusu neden olur ve ağız kokusunu gideren yiyecekler hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz