Türkiye'nin En Güncel Sosyal Platformu

Web sitemize hoşgeldiniz, 26 Temmuz 2017

En Sık Rastlanan Kadın Hastalıkları

En Sık Rastlanan Kadın Hastalıkları

Vajinal Akıntı

Ergenlik çağından itibaren her kadının mutlaka karşılaştığı bir durumdur. Fizyolojik nedenlerden dolayı ya da bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Enfeksiyona Bağlı Vajinal Akıntılar

Mantar, bakteriyel vajinozis ve trikomonas adı verilen, bir kısmı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar nedeni ile oluşmaktadır. Kötü kokusu olan, süt kesiği gibi görünen, koyu renkli ya da kaşıntı ile beraber görülen bu tür akıntıların tanısı muayene ile yapılır. Eğer gerekiyorsa kültür alınması gibi ek incelemelere ihtiyaç duyulabilir. Bu tip akıntılara neden olan enfeksiyonlar tedavi edilmediği zaman ilerleyen yıllarda üreme organlarında yapışıklık, tıkanma veya dış gebelik gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Enfeksiyonların tedavileri ağız yolu ile alınan antibiyotikler ve vajinal tabletler ile yapılmaktadır.

Fizyolojik Vajinal Akıntılar

İki adet arasındaki yumurtlama döneminde rahim ağzında bulunan tıkaç, spermlerin içeri girmesine izin verebilmek için sıvı hale gelmektedir. Bu nedenden dolayı sanki rahim ağzı nezle olmuş gibi akıntı yapar. Bu gibi sorunlar yaşayan kadınlar, yumurtlama dönemini takip ederek akıntının bu günlere denk gelip gelmediğini belirleyebilir. Eğer akıntılar o dönemde meydana geliyorsa herhangi bir tedaviye gerek yoktur. Kadınlar fizyolojik akıntıdan rahatsız olduklarında aşırı titiz davranarak sabun ya da su ile kendilerini temizleyebiliyor. Hâlbuki bu davranış vajenin florasının bozulmasına sebep oluyor, mantar ve bakterilerin üremesine zemin hazırlıyor. Renksiz ve kokusuz fizyolojik akıntıların diğer bir nedeni de hamilelik ve adet dönemlerinde rahim ağzının dışa dönmesi, yara benzeri kırmızı bir görüntü alması ve salgı bezlerinin dışa dönmesi ile ilgilidir. Bu tür sorunları olan kadınların smear testleri normal sonuç verirse, akıntı normal kabul edilecektir.

Adet Düzensizliği

Düzenli bir adette beyinden salgılanan hormonlar yumurtalıkları uyarır ve yumurta hücresi büyümeye başlar. Büyüyen yumurta hücresi östrojen ve progesteron üretir. Bu hormonların etkisi ile rahim içerisinde bulunan doku gebeliğe hazırlanmak üzere kalınlaşmaya başlar. Kadın, hamile kalmadığı her ay bu dokuyu kan ile birlikte atar. Bu mekanizma bazı nedenlere bağlı olarak bozulabilmektedir. Polip, miyom, rahim kanseri ve rahmin iç duvarının kalınlaşması gibi patolojik nedenlerden dolayı kanama düzensizlikleri görülebiliyor. Bu durumda hastanın öyküsü dilenir ve muayenesi yapıldıktan sonra kanama düzensizliğinin nedeni belirlenir. Eğer sebep patolojik ise tedavide cerrahi ön plana çıkar veya histereskop yöntemi kullanılarak polip veya miyom alınır. Fonksiyonel bir kanamadan kaynaklanıyor ise o zaman hormonlar ilaç tedavisi ile düzeltilmesi sağlanır.

Cinsel Fonksiyon Bozuklukları

Kadınlar doktora genellikle ağrı şikayeti ile başvurmaktadır. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, hastaların anatomik problemlerinin olup olmadığını inceler, cinsel ilişki sırasında oluşan fizyolojik değişiklikleri dinler. Patolojik bir sorun, rahim kanseri, ağrıya neden olan miyom veya geçirilmiş bir doğum sonrası vajinal yara dokusu cinsel ilişki sırasında ağrı yapabilmektedir. Eğer hastada anatomik bir neden bulunamaz ise o zaman psikiyatri uzmanlarına yönlendirilir.

Pelvik Ağrılar

Miyomlar en sık ağrı ve adet düzensizliği ile belirti vermektedir. Rahim duvarında çıkan ve birçok kadında görülebilen bu iyi huylu tümörlerin çoğunda tedavi gerekmez. Fakat makat ve idrar torbası gibi organlara baskı yaptığında ve büyüdüğünde ağrıya neden olur. Miyomların rahim içi dokuya baskı yapmasıyla kanama düzensizlikleri görülebilir. Bu gibi durumlarda cerrahi tedavi tercih edilmektedir. Regl sancılarının nedeni ise rahimdeki doku atılırken, rahmin kasılması ve rahim ağzından atılmakta olan pıhtılı kanın rahmin kasılmasıyla birlikte neden olduğu ağrı mekanizması birçok kadında görülmektedir. Bu durumdan şikayetçi olan kadınlara kanamayı azaltan ağrı kesiciler verilmektedir. Bazıları ise ağrıyı azaltmak için doğum kontrol hapı kullanmaktadır. Fakat aşırı ağrılı adet dönemi geçiren hastalarda endometriozisten adı verilen çikolata kistinden şüphelenmek gerekir. Bu hastalık 100 kadının 6’sında görülmektedir. Kesin tanısı ise laparoskopik cerrahi ile konulabilir ve adet kanamasının azaltılmasıyla tedavi edilir.

Kısırlık

Yaşam koşullarının değişmesi ile birlikte oluşan hormonal dengesizlikler, cinsel yolla bulaşan hastalıkların ve rahim kanseri hastalığının artması, hastaların geç hamile kalmak istemesi, hamilelikle ilgili olumsuzlukların birikmesine ve hamileliğin oluşmamasına neden olabilmektedir. Kişilerin bilinen bir hastalığı yok ise en az 1 yıl boyunca korunmasız birlikteliğe girmesi öneriliyor. Sağlıklı çiftlerin %25’i yumurtlama döneminde hamile kalmaktadır. 1 yılın sonunda hamilelik oluşmadı ise yapılacak üç temel test bulunmaktadır. Bu testler; erkeğin sperm ölçümü, rahim içi filmi çekimi ve hormon testleridir. Testlerin sonucuna göre tedavi planlanır. Yumurtlama zamanı planlanıp, uygun zamanda ilişkiye girme ve spermin rahim içine konulması ya da yumurta ve spermin dışarıda birleştirilmesiyle tedavi yapılıyor.

Bir önceki yazımız olan Karaciğer Yağlanmasına Karşı Alınabilecek Etkili Önlemler başlıklı makalemizde karaciğer yağlanması nedir, karaciğer yağlanması belirtileri ve karaciğer yağlanmasının sebebi hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz