Türkiye'nin En Güncel Sosyal Platformu

Web sitemize hoşgeldiniz, 23 Ekim 2017

O Figürlerin Sırrı Çözüldü Mü?

O Figürlerin Sırrı Çözüldü Mü?

Çatalhöyük’ün 1958 yılında arkeolog James Mellaart tarafından keşfedilmesinden sonra kazılar, 1961, 1963 ve 1965 yıllarında yapıldı. Verilen ara sonrasında 1993 yılında yeniden başlayan kazı çalışmaları, Stanford Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ian Hodder başkanlığında yürütülmekteydi. Geçtiğimiz sezon Haziran ayında başlayan ve Ağustos ayında sona eren Çatalhöyük kazı çalışmaları ile ilgili hazırlanan ve www.catalhoyuk.com internet sitesinde yayınlanan 2016 yılı kazı raporunda, yapılan kazı çalışmaları ile ilgili bilgi veren kazı başkanı Prof. Dr. Ian Hodder, çok ilginç bulgulara rastlanıldığını ifade etti.

Bu Sezonun En Çok İlgi Uyandıran Buluntuları

Kazı başkanı Prof. Dr. Ian Hodder bu yıl için hazırlanan kazı raporunda, doğu duvarı yakınlarında bulunan göbekleri, göğüsleri ve kalçaları oldukça belirgin olan iki taş kadın figürünün bu sezonun en çok ilgi uyandıran buluntuları olduğunu ifade etti. İlk figüründe doğu duvarının yanında bir mezarın hemen sağ köşesinde bulunduğunu belirten Prof. Dr. Ian Hodder çarpıcı açıklamalarda bulundu. Platformun yapılma süreci ile ilgili ilişkilendirilecek bu buluntunun yerine objenin kasti olarak konulduğu ve üzerine yeni platformun yapıldığı düşünülüyor. Kireç taşından yapılmış olan bu figürünün baş kısmının yakınlarında ise bir ayna gibi parlak ve yansıtıcı olan galen parçası ve 2 adet boncuk bulunmuştur.

Ana Tanrıçaları (Kibele)

Bu buluntuların kasti olarak yerleştirmeyi gösterdiğini ve son derece büyük bir önem arz ettiğini ifade eden kazı başkanı Prof. Dr. Ian Hodder, figürlerin bulundukları yerlerin ve obsidyen galen gibi başka objeler ile birlikte gömülmelerinin oldukça sıra dışı bir durum olduğunu ifade etti. Sit alanının üst katmanlarında platformların altına mezar gömülmesi uygulamasının çok daha eski katmanlarda olduğu gibi eşine sıkça rastlanan bir durum olmadığını dile getirdi. Bu da bu figürlerin insan gömülerinin yerini almış olabileceğini düşündürmeye başladı. Kazı başkanı Prof. Dr. Ian Hodder, figürlerin bulunduğu ve basına yansıdığı dönemde medyanın büyük bir çoğunluğunun bu figürleri Çatalhöyük’ün meşhur Ana Tanrıçaları (Kibele) olarak lanse ettiğini hatırlattı. Fakat araştırmacılar Lynn Meskell, Carolyn Nakamura ve Lindsay Der tarafından gerçekleştirilen araştırmalar sonucunda bu figürlerdeki göğüs, kalça ve göbek üçlüsünün insan figürlerinde ön plana çıkarılmış olmasının bir örnek olduğunu ve bu bölgelerdeki sarkmaların olgun kadın betimlemesi olarak belirtildiğinin altını çizdi. Bu figürlerin ana tanrıça yerine, yaşamları boyunca toplumsal bir statü ve prestij elde etmiş olan yaşlı kadınları temsil ettiği düşünülüyor.

Bir önceki yazımız olan Ne Yaptığı Kestirilemeyen Orta Çağ Doktorları başlıklı makalemizde orta çağ dönemi, orta çağ devletleri ve orta çağ ne zaman başladı hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz